14 Temmuz 2009 Salı

" I need some I don't know... "

" Kurşun delikleri çoktan kapandı. Kalbimin yerinde atan çelik şarjör, damarlarıma sadece barut pompalıyor şimdi. Ne intikam , ne de öfke... Geriye benden kalan sadece bir beden hiçin içinde hiçlik için yaşıyor. Zamanın yavaşladığını düşünürdüm savaşırken, sadece ağır gidiyordu yelkovan ve akrep... Bilemedim, beilemedik. Gidiyorum yelkovanın peşinden, o kaçıyor ben kovalıyorum."
Max Payne, New York, Zamansız

Uzun zamandır bir şeyler yazmadım buraya. Ama sessizliğimi bozmakta kararlıyım. Evet Max abinin sarf ettiği bu güzel sözlerle açmak istedim yazımı. Bu aralar benim içinağır gidiyor yelkovan ve akrep. Yazın en cıvıltılı zamanlarında hâlâ evde olmak biraz sıkıntı veriyor insana ama kurtuluş yakın sanırım 2-3 hafta içerisinde kaçıyorum bi yerlere.

Geçenlerde eski yazılarıma baktımda şöyle açıkçası son zamanlardaki yazılar onların yanında çok sönük kalıyor bence. Eski yazılardaki duygu yoğunluğuu arıyorum belki de bilemiyorum. Zaman geçip gidiyor ama ben sadecebakıp duruyorum. Bunun bir şekilde sona ermesi gerek değil mi?

Oyunlar, Pc falan filan bunlar da sıkmaya başladı artık. Oyunlar eski tadında değil. Msndeki kişilerin çoğuyla hiç konuşmayalı uzun zaman oldu ama iki tarafta halinden memnun gibi. Takılcak forum arıyorum ama çekingen yapımdan dolayı bu konuda da pek başarıı olduğum söylenemez. Diyorum kendimi yap bir şeyler konsrelere, festivallere git sonra diğer yanım beni engelliyor.

Geçirip gidiyorum günleri, kendimle çelişerek geçiriyorum bir yazı daha. Ama dediğim gibi sanırım kurtuluş yakın ;)

Sonraki yazıda görüşmek üzere...

0 yorum: